o kadar korkunç değildir aslında yalnızlık, yalnız değilken. ihtiyaçtır, kendine kaçıştır, istenendir. nasılsa, insan halkalarıyla doludur evren. sonra, bir anda canavara dönüşür yalnızlık. tırnaklarını ruhuna geçirip, etini kemiğini kemiren. çakma yalnızların, cesaret arenasıdır, bir saatlik yalnızlık, övülen, övülen. övünen, yalnız...
miadını doldurmuş insanlar, ne kadar alaturka. testileri başkalarının gözyaşlarıyla dolu aslında belki bu yüzden bu kadar alaturka. toprağa dökmeli gözyaşlarını başkalarının yeniden doğmalı mı ne dönüşüm bu işte olgun bir hurma gibi çıkmalı...
kış uykusuna yattım içim rahat. üç maymunum, bir de ben yumuşak yumuşak. avuntularımı beynime yazdım. sorunları arka lob'a. maymunumun biri sağır biri kör, biri lal. anladım gerek kalmayacak konuşmaya. iki kova kömürüm var. bazal, ...
iyiler erken ölür. çilek kokulu dünyayı kötülere bırakıp. kreması da kötülerin olsun pudra şekeri de. sevinmek lazım bir avuç kara toprağın çok görülmemesine. iyiler erken ölür. leylak kokularını kötülere bırakıp. haksızlık olduğunu zannetmemeliyiz kırmızı panjurlu...
cenazesiyle tanıdığımız güzel insanlar varmışlar demek ki, yazık, uğramışlar halbuki deliler gibi ararken burnumuzun dibindelermiş yedivereni bulamadık. uğursuzluk neredeydi anlamadık. ışıl ışıl yanan vapur uzaktan bakarken endamlıydı adımımızı atar atmaz batık. belki bu yüzdendi yediverenlere yaklaşamadık. korktuk kendi...
bana göre her şey bir anlık. güneş de, gölgeler de. yürek de bir anlık. nefes de. seni, kalbime sokmak istiyorum. kalbime kalbime. sen olağan karşılasan yokluğumu. ben, tutunarak uyusam minicik ellerine. ben, senden daha küçüğüm aslında, ruhlarımız karışmış...
kapılarını kapatacak herkes biliyorum. pencerelerini, perdelerini. usul usul dinleyeceğim çatal kaşık seslerini. dışarda, hala mutluluk trenini bekleyen ben. şeffaf tüllerin arkasında hatıralar, hayaller. çok geç kalmış olmayacağım biliyorum. tarihe gömülmüş olmayacağım. milyarca yıl çöl kumları altında kalan içi...
kendi ölümüme ağladığım doğrudur ruhumun en dip köşelerinde. mahcubiyetimi gizlemeye çalıştığım doğrudur. doğrudur hazır olmadığım gerçek yüzleşmelere. bir çocuk gibi ağlayabilmek istiyorum ulu orta gözyaşlarım taşmak üzere ruhumun art alanlarından meydanlarına. bir...
terkedilmek bir sivri hançer gibi. parlar karanlıklarda çeliği. sağa sola kaçışmalar başlar bilirsin bir kerede öldürmez ki girdiği. bir gecede öldürmez terkediliş, asırlar boyu sürer. kuralları vardır oyunlarının. yumuşak kalpli insanların. gülen gözleri yetmez. yenilmek de...
kum tanesiydin mikroskobik oğlan. bir gün hava almak için çıkayım dedim kabuğumdan. küçüktün, bir o kadar da çekingen. kalbin kırılmasın diye, geldim seni görmemezlikten. bir anda süzülüverdin içeri sedeften, o kadar sadeydin ki, iki...
derinlerden güç alır nilüfer. geçmişinden. üstüne basan pişman basmayan meraklı, güven verici bembeyaz nilüferler atlamamalı güzellikler derinlere çeker yanıltır nilüferler karadalar sanırsınız. göldedirler.
ölüme karşı boyunlar kıldan, eller titrek yüzler nurdan. oluk oluk akan nehre dereyi, var mı durduran? mekansız zaman. zamansz mekan. yaşam bir ışıltı gözlerde, ışıltı yalan. yaşam güzel elbise ebediyet çuldan.
Bir gün, Alıp başımı gideceğim, Ada vapuru gibi. Halatımı koparmış. Ardımdan bakacaksın, Rüzgar dalgaları birbirine katmış. Emin olacağım muhtemelen. Can simitlerim yanımda. Sesini duyamam ki istesem de Rüzgar atacak arkaya arkaya. Geri dönemem. Ok yaydan...
çıkmaz sokaklarım varçıkar gibi gözükenkimse bilmese de sonunuharitasını var bir bilen.cenaze var çıkmaz sokağımda.bir genç kadın camdan atlamış ,kurtulmuş hayattanama yavrusu!?hayıratlamamışyanlış anlaşılmış, yalan.biri tutsa elinden...
kırık kalbimi tutuşturdun elime hiç bir şey diyemedim,tek bir söz bileartıkkelimelerin önemi yoktuaçıklamalarınnereye saplanacağı önemli değildioklarınınbir an içinözür dilemek geldi içimdenama ne için?sebebini bulamadım.sonu buraya...
eskimiş eşyalar gibi kalplerbir köşeye fırlatılmış.nefret edilen.ne atılır ne satılırbir insan gibi gözleri yaşlı, elinde arabasıyla geleneskiciyi bekler.boyunları bükük yetim çocuklar gibi.ve eski eşyalar gibi...
yarı yolda bırakır kaypak insanlartelli duvaklı,gelin masallarıyla kandırırlar.sonu yokken mutlulukların.kömür tozlarına dönüşür aşk bahçelerisuçu yok kaypak insanların.aldatan bir kere suçluysaiki kere suçlanır inanan.inandığı için suçlanırasla...
kahramanlara dönüşüyorküçümsenen insanlaro, kocaman insanlar.gerçek değerlerinden uzak.köşelerinden bakıyorlarsusarak.geçtikleri yollardan geçiyorumayak izleriayak izlerime denk.gözyaşlarımla yıkanıyor izler,yalan bir kelime "merhamet"hepbir formülleri var kahramanlarınayrıcaikinci formülleri de.kocaman kanatları var...